Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk, İstanbul ve İzmir'den sonra Anadolu'da en çok uğradığı ve günlerce konakladığı şehir olarak Konya'yı gösterirdi. Bu şehirle arasındaki bağ, sıradan bir "resmi ziyaret" ilişkisinin çok ötesindeydi: Konya, Atatürk'ün dedelerinin öz vatanı olarak gördüğü, Mevlâna'nın "ruhaniyetinin benliğini sardığı" ve manevi ailesinin yaşadığı topraklardı. Gelin, Atatürk'ün Konya ile 17 yıla yayılan bu ilişkisini bir rehber gözüyle birlikte keşfedelim.
Atatürk Konya'ya Kaç Kez Geldi?
Ziyaretlerin sayısı konusunda kaynaklar arasında küçük bir fark var: Konya Valiliği 12 kez, ATAM Dergisi (Atatürk Araştırma Merkezi) ve Konya Yenigün ise 13 kez der — fark, muhtemelen son ziyaretin (20 Kasım 1937) tek günlük oluşundan kaynaklanan bir sayım tartışmasıdır. Hangi rakam esas alınırsa alınsın sonuç aynı: Atatürk, Konya'da toplam 33 gün geçirmiştir.
| # | Geliş | Ayrılış | Süre |
|---|---|---|---|
| 1 | 3 Ağustos 1920 | 5 Ağustos 1920 | 2 gün |
| 2 | 1 Nisan 1922 | 4 Nisan 1922 | 3 gün |
| 3 | 24 Temmuz 1922 | 25 Temmuz 1922 | 1 gün |
| 4 | 19 Ağustos 1922 | 20 Ağustos 1922 | 1 gün |
| 5 | 20 Mart 1923 | 23 Mart 1923 | 3 gün |
| 6 | 3 Ocak 1925 | 13 Ocak 1925 | 10 gün |
| 7 | 17 Ekim 1925 | 19 Ekim 1925 | 2 gün |
| 8 | 18 Mayıs 1926 | 19 Mayıs 1926 | 1 gün |
| 9 | 18 Şubat 1931 | 1 Mart 1931 | 11 gün |
| 10 | 25 Ocak 1933 | 25 Ocak 1933 | 1 gün |
| 11 | 6 Şubat 1934 | 6 Şubat 1934 | 1 gün |
| 12 | 7 Ocak 1937 | 7 Ocak 1937 | 1 gün |
| 13 | 20 Kasım 1937 | 20 Kasım 1937 | 1 gün |
Bu ziyaretler Milli Mücadele yılları, Cumhuriyet'in kuruluşu, inkılaplar dönemi ve son yıllar olmak üzere dört farklı tarihsel döneme yayılır. Her birinin kendine özgü bir hikâyesi ve Konya'ya bıraktığı bir mirası var.
İlk Geliş: 3 Ağustos 1920 — Kuva-i Milliye'nin Kalbi
Atatürk'ün Konya'ya ilk gelişi, TBMM'nin açılmasından kısa süre sonra, 3 Ağustos 1920 sabahına denk gelir. Konya'da Kuva-i Milliye'ye karşı bazı olumsuz hareketler olduğunu öğrenen Atatürk, halkı ve ileri gelenleri aydınlatmak üzere sabah saat 6.00 sularında trenle şehre gelir; yanında Milli Savunma Bakanı Fevzi Çakmak, Genelkurmay Başkanı Şemsettin ve 12. Kolordu Komutanı Fahrettin Altay paşalar vardır.
Tren Konya İstasyonu'na yanaştığında gar çevresi hıncahınç doludur, Sanayi Mektebi bandosu karşılamaya coşku katar. Mustafa Kemal Paşa ve Fevzi Paşa Vali Konağı'nda ağırlanırken, diğer misafirler istasyondaki Bağdat Oteli'nde kalır. Atatürk bu ilk ziyarette Konya Lisesi'ni (o zamanki adıyla Konya Sultanisi) de ziyaret eder; okul birincisi Seydişehirli Mahmud Sadi (sonradan Prof. Dr. Sadi Irmak, Türkiye'nin 17. Başbakanı) karşılama konuşmasında ona "Tarih seni Fatih'ler, Yavuz'lar ve Kanuni'lerin yanına koyacak" der. 5 Ağustos sabahı Atatürk, Pozantı mitingine katılmak üzere trenle Konya'dan ayrılır — bu kısa ziyaret, 17 yıl sürecek bir ilişkinin temelini atmıştır.
Milli Mücadele Yılları: 1922 Ziyaretleri
1922'deki üç Konya ziyareti, doğrudan Büyük Taarruz hazırlıklarıyla bağlantılıdır; Konya bu dönemde Batı Cephesi'nin ikmal merkezidir. 1 Nisan'da Akşehir'deki cephe teftişinden dönerken uğrar, 24 Temmuz'da taarruz hazırlıkları tamamlanmak üzereyken kısa bir ziyaret yapar, 19 Ağustos'ta ise Sakarya Meydan Muharebesi civarında yeniden Konya'dadır. Üç ziyaret de Atatürk'ün burayı sıradan bir Anadolu şehri değil, Milli Mücadele'nin lojistik kalbi olarak gördüğünü gösterir.
1923: Latife Hanım'la Konya, Türk Ocağı ve "Bu Kapı Açık Kalsın"
20-23 Mart 1923 ziyareti, hem kişisel hem kültürel açıdan en anlamlı olanıdır. Atatürk, 21 Şubat 1923'te evlendiği Latife Hanım'la birlikte Vali Konağı'nda (bugünkü Atatürk Evi Müzesi) 4 gün 3 gece kalır. 20 Mart'ta Konya Türk Ocağı fahri başkanlığını kabul eder, gençlerle sohbet ederken "Çok büyük bir İslâm dâhisinin, Mevlâna'nın şehrindeyiz. O daima ileri düşüncenin, müsamahanın, müspet fikrin mümessili olmuştur" der ve ocağın defterine şu satırları yazar: "Konya, asırlardan beri tüten büyük bir nurun ocağıdır. Türk harsının esaslı membalarından biridir."
22 Mart'ta Mevlâna Türbesi ve Mevlevihane'yi ziyaret eder; dergâh şeyhi Abdülhalim Çelebi kendisini bütün dervişleriyle karşılar. Sandukanın önünde saygıyla Fatiha okuyan Atatürk, sonrasındaki sema ayininde derin bir vecdle "Mevlânâ çok büyük" der. Niyaz Penceresi üzerindeki Mevlâna'nın Farsça rubaisi kendisine çevrildiğinde, "bütün kapılar kapalıyken bu kapının açık kaldığı" dizesine dikkat çeker ve şöyle der: "Ben de zaten 1923'te buraya geldiğimde 'Mevlevihane ve Türbe'yi kapatmayalım, müze olarak halka açalım' demiştim. Bakın ne güzel bir müze oldu." Tekke ve zaviyelerin kapatılmasının ardından Mevlâna Dergâhı, bu sözle uyumlu biçimde "Âsar-ı Âtika Müzesi" olarak halka açılır — Türkiye'de bir tekkeden müzeye dönüştürülen ilk örneklerden biri. 1931'de müzeyi yeniden ziyaret eden Atatürk, defterine "bilgi dolu bir çalışma olarak ortaya çıkan organizasyon ve düzenden çok memnun kaldım" notunu düşer.
Atatürk'ün Konya Hakkında Söyledikleri
Atatürk'ün Konya'ya duyduğu sevgi, farklı vesilelerle söylediği şu sözlerde açıkça görülür:
- "Konya benim dedelerimin öz vatanıdır. Onlar, Rumeli'ye Anadolu'dan göçmüşlerdir."
- "Ne zaman bu şehre gelecek olursam, Mevlâna'nın ruhaniyeti bütün benliğimi sarar."
- "Mevlevîlik, Türk ananesinin müslümanlığa nüfuz edişinin bir örneği."
- "Mevlânâ büyük bir reformatör. Mevlevîlik tekkelerin en ileri olanıydı."
Atatürk ve Manevi Ailesi
Atatürk'ün Konya'yla bağının bir başka boyutu, manevi ailesidir. Kaynaklara göre Atatürk, her Konya ziyaretinde Sedirler Mahallesi'nde oturan manevi babası Konyalı Hüseyin Ağa'yı ziyaret eder ve ona "oğlum" diye hitap ederdi. Bu ziyaretler, Atatürk'ün Konya'da yalnızca resmi işlerle değil, özel bir bağla da meşgul olduğunu gösterir.
En Uzun Kalış ve Son Ziyaretler
Atatürk'ün Konya'da en uzun kaldığı ziyaret, 18 Şubat - 1 Mart 1931 arasındaki dokuzuncu gelişidir; 11 gün süren bu ziyarette çeşitli teftiş ve incelemelerde bulunur. Sonraki yıllarda ziyaretler kısalır: 25 Ocak 1933, 6 Şubat 1934, 7 Ocak 1937 ve son olarak 20 Kasım 1937 — ölümünden yaklaşık sekiz ay önceye denk gelen bu son uğrayış, sağlık sorunlarının başladığı bir döneme rastlar.
Atatürk Evi Müzesi: Konyalıların Hediyesi
Atatürk'ün konakladığı Vali Konağı, bugün Atatürk Evi Müzesi olarak ziyarete açık. 1912'de Atatürk Caddesi üzerinde kesme taş, moloz taş ve tuğladan inşa edilen iki katlı yapı, 1916 sonrasında Vali Konağı olarak kullanılmaya başlanmış, 1923'te hazine adına tescil edilerek Atatürk'ün Konya'daki konaklama mekânı olmuştur. 19 Temmuz 1928'de, Konyalıların şükranlarının bir ifadesi olarak yapı Atatürk adına tescil edilir; tapuya "Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal Paşa'ya Konyalıların hediyesidir" kaydı düşülür. Bina 1940'ta yeniden Vali Konağı olarak kullanılmış, 1963'te Milli Eğitim Bakanlığı'na devredilmiş, 17 Aralık 1964'te "Atatürk Evi-Kültür Müzesi" adıyla, 17 Nisan 1982'de ise Atatürk'ün doğumunun 100. yılında restore edilerek bugünkü hâliyle ziyarete açılmıştır.
Müzenin salonlarında Atatürk'ün Konya'daki fotoğrafları, kullandığı eşyalar (elbise, pardesü, sofra takımları, şezlong), tuttuğu günlük notlar, gazete kupürleri ve orijinal hâliyle korunan yatak odası, çalışma odası ve yemek salonu sergileniyor.
Ziyaret bilgileri: Sahibiata, Atatürk Caddesi No: 4, Meram / Konya · Tel: (0332) 351 32 06 · Pazartesi hariç her gün 09:00-16:40 · Giriş ücretsiz.
Konya Atatürk Anıtı ve "Sırt Çevirme" Efsanesi
Konya'daki Atatürk Anıtı, İstanbul Sarayburnu'ndan sonra Türkiye'nin ikinci Atatürk anıtıdır. Mimar Muzaffer Bey'in 1915-1917 arasında inşa ettirdiği kaide, 1924'te Konya Belediye Meclisi kararıyla tamamlanmaya karar verilir; Avusturyalı heykeltıraş Heinrich Krippel'e 16 bin liraya sipariş edilen bronz Atatürk heykeli, 29 Ekim 1926 Cuma günü büyük bir merasimle açılır. 6,5 metrelik mermer kaide üzerindeki 2,8 metrelik bronz heykelde Atatürk, mareşal üniformalı, sol eliyle kılıcının kabzasını tutarken sağ eliyle ayaklarının dibindeki bir demet buğday başağına dokunur biçimde betimlenmiştir.
Konya'da yıllardır anlatılan bir efsaneye göre anıt şehre "sırtını dönmüştür" — ancak bu görüş temelsizdir. Anıtın yönü, o dönemin en yaygın ulaşım aracı olan tren istasyonundan gelen yolcuları ilk anda karşılayıp selamlamak amacıyla belirlenmiştir; abide ile istasyon arasındaki geniş alan da resmi bayram ve anma törenlerinde halkın kullanımı gözetilerek tasarlanmıştır. Bugün her yıl 3 Ağustos'ta, Atatürk'ün Konya'ya ilk gelişinin yıl dönümünde, Anıt Alanı'nda resmi törenler düzenleniyor.
Rehberin Notu
Atatürk'ün Konya ile ilişkisi, sıradan bir "resmi ziyaretçi-yöre halkı" ilişkisinin çok ötesindeydi — bir şehrin kurucu liderine duyduğu sevgi ile bir liderin şehrin ruhaniyetine duyduğu hayranlığın ender bir kesişimiydi. Konya'ya bir sonraki gelişinizde Anıt Alanı'nda Atatürk'ün selam veren bronz figürünün karşısında durun; Mevlâna Müzesi'nde türbenin önünde saygıyla Fatiha okuyan bir Cumhurbaşkanı'nı hayal edin; Atatürk Evi Müzesi'nde o eşyalar arasında gezerken bir milletin kurucusuyla bir şehrin 17 yıllık sessiz ama derin randevusunu hissedin. Çünkü Konya, Atatürk için sadece bir il değil; dedelerinin öz vatanı, Mevlâna'nın şehri, manevi ailesinin toprağı ve 33 günlük anıların biriktiği bir kucaklaşma noktasıydı.